(743 S. K. m. 639)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davada; davacı, 3.3.1953 tarih ve 9.3.1953 tarih 41 nolu tapularla malik olup nizasız fasılasız 20 seneden beri zilyet olduğu taşınmazın tapulamada 330 parsel nosu ile Hazine adına tesbit olunduğundan bahisle tapularının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, 20.8.1978 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının yarı hissesinin ve (B) ve (C) ile gösterilen kısımlarının tamamının tapularının iptaline ve davacılar adına tesciline karar vermiştir.
Bu karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz olunmakla dosya tetkik edildi gereği düşünüldü:
Davacıya ait 302 sayılı parselin tesbitine dayanak yapılan 9.3.1953 tarih 41 sayılı tapunun miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tesbit edilen dava konusu 330 sayılı parselin keşif krokisinde (A) ile işaretlenen kısmını anılan tapunun ve (B) ile işaretli kısmının da 9.3.1953 tarih 6 sayılı tapunun kapsadığı, her ne kadar bu iki tapuda da güney sınır (Tepe) yazılı ise de, tepe denen yerin duvar şeklinde çok dik bir kaya olduğu, kenarında hayvanların dahi duramayacağı, saban dönmeyeceği bu nedenlerle güney hududun sabit sınır teşkil ettiği, krokide (C) ile işaretlenen yeri de davacının Hamza vereselerinden haricen satın aldığı ve en az 20 yıldır zilyetliğinde bulundurduğu uygulama sırasında bilgisine başvurulan tanıkların ve 1912 doğumlu yerel bilirkişinin açık, kesin ve inandırıcı sözleriyle saptandığına göre yazılı gerekçelerle iptale karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Sonuç : Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazı yerinde değildir, reddiyle hükmün ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy