(743 S. K. m. 933) (766 S. K. m. 34)
Davacıya tapulamada 1566 parsel nosu ile davalı adına tesbit olunan taşınmazın 30.7.1959 tarih 24 sıra noda kayıtlı tapu kapsamında kaldığından bahisle 1566 parselin davalı adına olan tapusunun iptaline ve adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu yeri tapu maliklerinden Halil'den haricen satın alıp 20 seneyi aşkın zamandan beri zilyet bulunduğunu savunmuştur. Mahkeme, davayı kabul etmiştir.
Bu karar süresinde davalı ve Hazine vekili tarafından temyiz olunmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı, tapulamaca davalı adına tesbit edilen 1566 parsel sayılı taşınmazın 3.1.1959 tarih 24 Nolu tapusu kapsamında kaldığından bahisle tesbitin düzeltilmesini istemiştir.
Davalı dava konusu taşınmazı kayıt maliklerinden olan Halil'den haricen satın aldığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının payı oranında iptale ve yeni bir parsel oluşturulup davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Dava konusu 1566 parsel sayılı taşınmazın aslında komşu 1567 parselle birlikte bir bütün halinde 26.9.1942 tarih 42 numarada Fatma ve Halil adlarına müşterek mülkiyet olarak tapu sicilinde kayıtlı iken, kayıt maliklerinin aralarında yaptıkları harici taksim sonucu 1566 parsel numarası altında davalı adına tesbit gören kısmının paydaşlardan Halil'e, 1567 sayıda tesbit gören bölümün de Fatma'ya düştüğü tanık ve bilirkişi sözleri ile kanıtlanmıştır.
Açıklanan şekilde yapılan harici taksimden sonra Halil'in kendi payına düşen nizalı yeri 1952 yılında haricen davalıya sattığı, Fatma'nın ise kendisine düşen kısmı Beyaz Süleyman adında bir şahsa ait başka bir taşınmaz ile haricen trampa ettiği halde tapulama tesbitinden önce payını kayıt üzerinden 3.1.1959 tarih 24 Nolu tapu ile davacı Kamil'e sattığı, davacının bu tapuya dayanarak tapulamaca davalı adına tesbit edilen 1566 parsele ait kaydın iptalini dava ettiği anlaşılmaktadır.
Tarafların bayileri olan tapu malikleri arasında yapılan harici taksim Tapulama Yasasının 34. maddesi hükmünce geçerli olduğuna göre davacının dava konusu 1566 parsel üzerinde bir hakkının varlığı düşünülemez. Bu nedenle 1567 parsele ait tesbit tutanağı da getirtilip incelenmek ve mevcut deliller buna göre değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmek gerekli iken bu yönler düşünülmeden yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenle HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın iadesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy