(743 S. K. m. 618, 664)
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı komşu taşınmaza dikilen kavak ağaçlarının tarlasındaki mahsule zarar verdiğini ileri sürerek ağaçların kesilmesi suretiyle elatatmanın önlenmesini istemiştir. M.K.'nun 618. maddesi gereğince bir şeye malik olan kişi ve o şeyde yasa hükümleri dairesinde dilediği gibi tasarruf edebilir. Aynı Yasa'nın 644. maddesi hükmüne göre de mülkiyet hakkından doğan tasarruf yetkisi taşınmaz malların altını, üstünü, dikilen şeyleri ve kaynakları dahi kapsar. Bu hükümlere göre kural olarak bir kimsenin malik olduğu taşınmazdan dilerse tarla şeklinde, dilerse ağaç dikerek yararlanma yetkisi mevcut olup sözü edilen yetki ancak yasada açıklık bulunan hallerde takyit edilebilir.
M.K.'nun 664. maddesi uyarınca bir ağacın dalları ve kökleri komşunun mülküne geçip de zarar verdiği ve komşusunun isteği üzerine uygun bir süre içinde ağaç sahibi bunları kaldırmadığı takdirde komşunun o dal ve kökleri kesip enkazını zaptetmek salahiyeti vardır. Açıklanan bu hükümlere göre, davacı ancak kendi taşınmazına tecavüz eden dal ve köklerin kesilip kaldırılmasını isteyebilir. Davalının mülkiyet hakkı kapsamında kalan ağaç, dal ve köklerin kal'i yönüne gidilemez.
Sonuç: Hal böyle olunca, uyuşmazlığın çözümü için dava konusu ağaçların dal ve köklerinin davacı taşınmazına tecavüz edip etmediğinin saptanması ve ancak tecavüz eden dal ve köklerin kal'i gerekirken böyle bir inceleme yapılmadan gölge yapıp zarar verdiğinden söz edilerek ağaçların tümünün kesilmesi suretiyle el atmanın önlenmesine karar verilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin harcın iadesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy