(743 S. K. m. 651)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada, davacı, 12 ada, 2 parsel sayılı taşınmazına davalının bir kısmına elatmasının önlenmesini ve yaptığı taşkın inşaatın kâl'ini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından yasal sürede temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar çap komşusudur. Davalı parselinde kalan binanın davacının taşınmazına kısmen tecavüzlü bulunduğu, uzman bilirkişi aracılığı ile yapılan uygulama ile kesin olarak saptanmıştır. Kaldı ki bu yön taraflar arasında da tartışmasızdır. Çap iptale kadar geçerlidir.
Ne var ki, hükümden önce 21.3.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2805 sayılı yasa ile imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen yapılar ile bunların üzerinde bulunduğu taşınmazlar hakkında yeni düzenleme getirilmiştir. Anılan yasa ile tanınan haklardan tarafların yararlanma imkanlarının bulunup bulunmadığının araştırılması zorunludur. Ancak mahkemece bu yönde hiçbir araştırma yapılmış değildir.
Sonuç: Hal böyle olunca, açıklanan esaslar doğrultusunda inceleme yapılması hasıl olacak sonuca göre, hüküm kurulması gerekirken davalının savunma yolu ile de olsa temlik iddiasında bulunmadığı gözetilmeksizin sait çekişmeli binanın yapı izni için başvuruda davacının da imzasının bulunması ve iyi niyetli olduğu görüşü ile yazılı olduğu üzere, davanın reddedilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy