(743 S. K. m. 618)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; davacı Hazine vekili dilekçesinde, Hazineye ait tapuda kayıtlı 4 parsel nolu taşınmaza davalıların haksız elatmalarının önlenmesini, muhtesatın kal'ini ve ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafından yasal sürede temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava konusu 4 parsel sayılı taşınmaz, 1970 yılında kadastroca Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. İptal davacıları 1980 yılında kayıt maliki Hazine aleyhine zilyetliğe dayalı olarak iptal ve tescil istemiştir. Bu dava görülmekte iken de 1983 yılında Hazine kayda dayanarak iptal davacıları aleyhine aynı taşınmazla ilgili olarak temyize konu elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal' isteklerini içeren davayı açmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, kayıt iptale kadar geçerlidir. Yine dairemizin devamlılık kazanmış uygulamasına göre kayda dayalı elatmanın önlenmesi davasında kal' isteği de bulunması durumunda ileride giderilmesi mümkün olamayacak zarara sebebiyet verilmemesi endişesiyle dayanılan tapunun iptali istemi ile açılmış olan davanın elatma ve kal' davası için bekletici sorun sayılması gerekir. Olayda iptal davası kabulle sonuçlanmış ve karar 28.3.1985 tarihinde kesinleşmiştir. Kayden belgelenmiş olan bu durum karşısında çekişmeli taşınmazda mülkiyet iptal kararının kesinleştiği tarihte iptal davacılarına geçmiştir. Ve bu tarih itibariyle de elatma davacısının artık bu kayda dayalı olarak davada aktif dava ehliyeti kalmamıştır. Ne var ki elatma davası açıldığı tarihte Hazine kayıt maliki olup, davayı açma hakkının varlığı da tartışmasızdır.
Sonuç: Hal böyle olunca, konusu kalmayan elatmanın önlenmesi ve kal' istekleri hakkında karar alınmasına yer olmadığına karar verilmekle birlikte, taşınmaz da mülkiyetin ancak iptal davasının kesinleştiği tarihte karşı tarafa geçeceği gözetilerek Hazine yararına ecrimisile hükmedilmesi ve davanın bu kabul biçimine göre de yargılama giderlerinin taraflar arasında bölüştürülmesi gerekir. Mahkemece açıklanan bu esaslar doğrultusunda araştırma yapılmaksızın tüm davanın reddedilmesi, isabetsizdir. Bu yöne değinen davacı Hazinenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın iadesine, 21.10.1985 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy