(743 S. K. m. 907) (766 S. K. m. 37)
Dava: Taraflar arasında görülen davada:
Davacı hazine, 442 parsel sayılı taşınmazına davalının elattığını ileri sürerek önlenmesini, 5 yıllık 20.000 lira ecrimisilin tahsili istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar süresinde daalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çapa dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Gerçekten dava konusu 441 parsel sayılı taşınmaz tapulamaca davacı hazine adına tespit ve tescil edilmiş, ancak beyanlar henesine davalının bu yeri 766 sayılı Yasanın 37. maddesinde öngörülen 27.3.1950 tarihinden önce imar ihya nedeniyle tapuya lehine şerh konulanların haklarnıı düzenleyen aynı maddenin 2. bendinde bu nevi taınmaz mallar üzerinde hazine tarafından Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu o yerde tatbik edilinceye kadar başkasına devredilemeyeceği gibi ihya edenlerle haleflerin zilyetlik ihlala olunamıyacağı hükme bağlanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davalının nizalı yerde zilyet bulunmakta haklı olduğu, bu nedenle de ecrimisille sorumlu tutulmayacağıı gözetilerek davanın reddedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü isabetsizdir. Temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince belirtilen nedenlerden ötürü BOZULMASINA 20.2.1986 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy