(743 S. K. m. 639)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada; davacı Hazine, tapulamaca davalı adına tesbit ve tescil edilen 1271 parsel sayılı taşınmazda tapu miktar fazlalığı bulunduğundan bahisle, fazlalığa ilişkin tapunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir. Karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapulamaca davalı yapı kooperatifi adına tesbit ve tescil edilen 1271 parseldeki tapu miktar fazlasının iptaliyle Hazine adına tescili isteğine ilişkindir. Nizalı parselin tapulama tespitine dayanak yapılan 1960 tarih 36 nolu tapu kaydı cebel sınırı yönünden genişletilmeye elverişli olduğundan, 1932 tarih 11 nolu kaydın ise güney yöndeki sınırı kısmen açık kaldığından kapsamları miktarları ile geçerlidir. Bu nedenle anılan tapu kayıtlarına yüzölçüleri miktarında kapsam tayin edilmek suretiyle hüküm kurulmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı, kooperatifin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine, ancak davalılar kendilerine satışta bulunan bayilerinin zilyetliğine de dayanabilirler.
Sonuç: Hal böyle olunca uzman bilirkişi krokisinde tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalan yerlerden (c) harfi ile gösterilen 20000 m2. lik kısmın zilyetlikle iktisaba elverişli olup olmadığı ve 1617 sayılı Yasada öngörülen iktisap koşullarının davalı taraf yararına oluşup oluşmadığının araştırılması, hâsıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmayarak yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün belirtilen nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın iadesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy