(743 S. K. m. 639)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davadan dolayı, Oğuzeli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.9.1987 gün ve 238-261 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 30.5.1988 gün ve 4270-6386 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı Vakıflar İdaresince, 1598 tarihli Vakfiyeye dayanılarak açılan tapulama tespitinin iptali ve tescil isteğine ilişkin işbu dava, Yerel Mahkeme tarafından (...doğrudan hayrattan olmayan ve tapuda kayıtlı bulunmayan vakıf taşınmazların 2762 sayılı Yasa'nın 41. maddesi hükmünce kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilebileceği, esasen çekişmeli taşınmazların davalı kişilerin miras bırakanları adına oluşturulmuş tapu kayıtlarının da kapsamında kaldıkları...) gerekçesiyle reddedilmiş, redde ilişkin hüküm, Dairece Vakıfnamenin tapu gibi değerlendirilmesi gerektiğine değinilerek, uygulama yetersizliğinden ötürü bozulmuştur. Gerçekten, vakfın hayratı, kamu mallarından bulunduğundan özel mülkiyete ve böylece zamanaşımına konu olamaz (2762 sayılı Vakıflar K.m.8). Öte yandan, tapuda kayıtlı vakıf mallar yönünden de Vakıflar Yasası'nın 41 ve Medeni Yasa'nın 639. maddesindeki koşulların gerçekleşmesine olanak yoktur. Bilindiği üzere Vakıf, yasayla kurulmuş bir tüzel kişiliktir. Bu itibarla ölmesi ya da gaipliğine karar verilmesi düşünülemez. Tapu siciline henüz geçirilmemiş vakıf mallara gelince, bunlardan da tasdikli vakıf defterinde kayıtlı bulunanların zamanaşımı yoluyla mülk edinilmesi mümkün değildir. Çünkü Medeni Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonrada anılan defterlerin tapu sicilleri gibi hukuki değerleri mevcuttur. Somut olayda, davacı idarenin dayandığı ve Genel Müdürlükçe dosyaya gönderilen vakfiyenin 2173 numaralı defterin 159. sahife ve 124 sırasında kayıtlı bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca, bunun (Vakfiyenin) tapu kaydı gibi değerlendirilmesinin gerekeceği kuşkusuzdur. O halde, Dairenin değinilen kuralları gözeterek verdiği bozma kararının düzeltilecek bir yönü yoktur. Bu nedenle, davalı tarafın HUMK.'nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uygun düşmeyen karar düzeltme isteğinin reddine ve davalıdan usulün 442 ve 5435 sayılı Kanun'un 2. maddeleri gereğince takdiren 2500 lira para cezası ile 5000 lira da red harcının alınarak Hazine'ye gelir kaydına, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy