(743 S. K. m. 636) (3402 S. K. Geç. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen tescil sonunda, yerel Mahkemece verilen karar davacı Hazine vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edildiğinden, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: AnTaraflar arasında önce görülen davada, çekişme konusu taşınmazda dava tarihi itibarıyla yürürlükteki yasalar gereğince mülk edinme koşullarının davalı Hasan yararına gerçekleşmediği belirlenerek bu yere ilişkin tescil isteği redle sonuçlanmış ve karar kesinlemiştir. Hazine arzın saıl sahibi olduğu cihetle ayrıca zilyetliğinin arasınmasına gerek yoktur.. Her ne kadar daha sonra yürürlüğe giren 3402 sayılı Yasa ile zilyetlikle mülk edinmede zilyet lehine yeni sınırlandırma ve düzenleme getirilmişse de geçici 4. maddesinde kesin hükme bağlanmış uyuşmazlıklara anılan yasanın uygulama yeri bulunmadığı da açıklanmıştır. Hal böyle olunca, davacı Hazinenin açtığı tescil davasının kabulü gerekirken maddi olgunun yanılgılı değerlendirilmesi ile reddedilmesi isabetsizdir. Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA 29.5.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy