(818 S. K. m. 276) (743 S. K. m. 618)
Dava: Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi dava sonunda yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar yasal süresi içinde davalılardan İlhami vekili tarafından temyiz edildiğinden, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı yere elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Davalı, davacının bayiinden çekişmeli taşınmazı kiraladığını savumuştur. Gerçekten, tüm dosya içeriğine, toplanan kanıtlara göre, davalının çekişmeli taşınmazı davacının bayiinden kiraladığı, kira süresinin sona ermediği saptanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, B.K. nun 276. maddesine göre, "kiralanan kira akdinden sonra kiralayan tarafından başkasına temlik edilirse, kiracı kiralayanın ahiren maliki olan üçüncü şahıstan ancak kabulü şartıyla kiranın devamını isteyebilir. Bununla beraber akit daha evvel feshe müsait olmadıkça üçüncü şahıs feshi ihbar halinde kanunen muhtesiz altı aylık mehile riayet mecburiyetindedir. İhbar etmediği surette akdi kabul etmiş sayılır." Davalı kira süresi içerisinde çekişmeli taşınmazı, narenciye bahçesi haline getirmiştir. Dava konusu yerin bu niteliği itibariye davacının söz konusu maddenin ikinci bendinde öngörülen feshi ihbar hakkını kullanması gerekirdi. Davacı, akdi bozacağını altı aylık süre içerisinde bildirmediğinden akdi kabul etmiş sayılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekiren yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.02.1990 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy