(743 S. K. m. 581)
Dava: Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup, davalı üçüncü şahıs durumundadır. Bu tür bir davayı, kayıt malikinin yada mirasçısının açabileceği de kuşkusuzdur. Olayda, davacının kayıtla doğrudan bağlantısı bulunduğu hususu duraksamaya yer bırakmakta isede; miras bırakanı Lütfiye'nin kayden paydaşlığı sabittir. Öte yandan, davacı da Lütfiye'nin terekesine yetkili mahkemece (Sulh Hukuk Mahkemesince) mümessil olarak tayin edilmiştir. Mümessil tayin edilme kararı, Asliye Mahkemelerinin denetimine tabi ve onların onayı ile hukuki sonuç doğuran kararlardan değildir. Bu nitelikteki bir kararın değiştirilmesi yada ortadan kaldırılması yolunda haklı bir talep ilgilileri tarafından (diğer mirasçılar tarafından) ileri sürülmedikçe ve mümessil tayin kararı değiştirilmedikçe davaya bakan mahkemenin değinilen karar bağlı kalarak yargılamayı sürdürmesi gerekir.
O halde, davada tereke mümessili kararının hukuki sonuç doğurduğu ve böylece davanın yürütülebilme olanağını kazandığı dikkate alınarak işin esasının incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde davanın reddedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacı tarafın temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz geri verilmesine, 26.03.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy