(3402 S. K. m. 12)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Çekişmeli taşınmazlara ilişkin 1940 yılında yapılan kadastro tespitinin 1941'de kesinleşmesine karşın tapu iptal ve tescil isteğini içeren temyize konu dava 23.1.1991 tarihinde açılmıştır. Bilindiği gibi, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre, ancak kadastrodan önceki hukuki sebebe dayanılması durumunda söz konusu olabilir. Diğer bir anlatımla, kadastro tespit sonrası nedene dayanıldığı takdirde anılan sürenin uygulama yeri yoktur. Somut olayda davacılar, iskanen 2510 sayılı Yasaya göre 1952 yılında (tespit sonrası) oluşan tapu kaydına dayanmışlardır. Ne var ki iskan tahsisi ve merciinden onay tarihi hususları araştırılmış değildir. Hemen belirtmek gerekir ki, onaylı iskan kaydı (tahsisi)mülkiyet hakkı sağlayacağından, hakkın doğduğu bu tarihin duraksanmayacak biçimde belirlenmesi zorunludur. Mahkemece, bu yönde soruşturma ve değerlendirme yapılmaksızın hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle açıklanan nedenden ötürü, HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.1.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy