(743 S. K. m. 530, 571)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava konusu taşınmazda davalı Hazine'nin hiçbir ilgisi bulunmadığı gözetilmeden kadastro sırasında Hazine'ye de pay ayrıldığını, uzun yıllar kendi tasarruflarında olan çekişmeli yerde Hazine'nin paydaş kılınmasının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığını ileri sürmüşler; iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Gerçekten, kadastral parsel kayıtlarında Hazine'nin paydaş olduğu, pay tespit ve tescilinin de önceki, tapulara dayandırıldığı anlaşılmaktadır.
Kuşkusuz tespit öncesi tapu kayıtlarında Hazine kayden pay sahibi yada kayıp veya yitik kişilerden yasa gereği hak sahibi durumuna girmiş ise; kadastronun yaptığı tespitin yanlışlığından söz edilemez. Esasen, Hazine'nin tapudaki payının yada yasa gereği Hazine'ye geçen payın, zilyetlikle de iktisabı mümkün değildir.
O halde, mahkemece değinilen ilke ve olgular gözetilerek önceki kayıtları özenle ve ayrıntılı biçimde değerlendirmeye tabi tutulması ve gerektiğinde konunun uzmanı olan bir bilirkişiye kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılması ve böylece davalı Hazinenin taşınmazlarda hak sahibi olup olmadığının açıkça ortaya çıkarılması gerekirken noksan soruşturmaya dayanılarak yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.10.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy