(743 S. K. m. 13, 14, 15)
Dava: Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak yapılan temliki işlemin "ehliyetsizlik" nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürmüşler, iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Gerçekten, çekişmeli taşınmazın miras bırakan Mustafa'ya ait iken, dava dışı eşi Hatice tarafından alınan vekaletname kullanılmak suretiyle üçüncü kişi durumundaki davalıya temlik edildiği kayden sabittir. Bunun yanı sıra, davada iştirakin sağlandığı saptanmıştır. Her ne kadar; iştirakin sağlanmasından sonra, davanın bir kısım davacılar (iştirakçiler) vekilince yürütüldüğü anlaşılmakta ise de; değinilen yön yargılamanın sürdürülüp sonuçlandırılmasına engel değildir. Ne var ki, ehliyetsizlik yönünden yapılan soruşturmanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilmek olanağı yoktur.
O halde, miras bırakan Mustafa'ya ait hasta müşahade kağıtlarının, reçetelerinin ve ibraz edilmeyen raporlarının ilgili hastanelerden getirtilmesi; ondan sonra dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek temliki işlemde kullanılan vekaletnamenin verildiği 5.3.1987 tarihinde Mustafa'nın hukuki ehliyete sahip olup olmadığının kurul raporu ile belli edilmesi ve varılacak sonuç doğrultusunda bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.05.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy