(1086 S. K. m. 275, 283, 284)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalılar İbrahim ve Mustafa tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının ya da kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşife hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum göz önünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarlar açıkça gösteren kroki ve rapor alınmalıdır.
Somut olayda davacıya ait kadastral çap kaydının değişik bölümlerine birbirlerinden bağımsız olarak, davalıların elattıkları uzman bilirkişilerce saptanmıştır. Ne var ki, dosyaya ibraz edilen uzman bilirkişi raporları, gerek elatılan bölümler, gerekse ecrimisil bakımından birbirleriyle çelişkilidir.
Hal böyle olunca, oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşecek şekilde yerinde yeniden pafta ve çap, uygulaması yapılması; özellikle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve ondan sonra bir hüküm kurulması gerekirken, önceki rapora üstünlüğü tartışılmayan ve onu tahlil etmeyen 2. rapora değer verilerek karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davalılardan İbrahim ve Mustafa'nın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy