(743 S. K. m. 935)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada mahkemenin görevsizliğine dair verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kaydında yazılı bulunan "vakıf şerhinin" sicilden silinmesi (terkini) isteğine ilişkindir.
Mahkemece (... iddianın idari yargı yerinde incelenmesi gerektiği...), gerekçesiyle görevsizliğe karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; ilgilinin 2762 sayılı Vakıflar Yasasının kendisine haklar tanıdığından söz ederek şerhin idari yoldan kaldırılması için yapacağı başvurunun reddedilmesi durumunda söz konusu idari karara karşı idari yargıya gidilebileceği (idari yargıda dava açabileceği) kuşkusuzdur.
Ne varki; sicildeki şerhin silinmesi için doğrudan Adli Yargı yerinde (Genel Mahkemelerde) dava açılmasını önleyen yasal bir düzenleme yoktur. Aksine, isteğin sicile yönelik bulunmasından dolayı genel yargıdan bir hükmün alınmasında zaruret vardır. Nitekim, Medeni Kanunun 935. maddesinden çıkan anlamda değinilen ilkeyi doğrulamaktadır.
Anılan maddede sözü edilen hüküm ise, Adli yargı yerinde verilecek olan hükümdür. Hal böyle olunca, işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere görevsizliğe hükmedilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 1.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy