(1086 S. K. m. 455)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davada ileri sürülen istek, önceden verilip kesinleşen hükmün açıklanmasına (tevzihine) ilişkindir. Ne varki; açıklama (tavzih), bir hükmün anlaşılamayacak biçimde (müphem) bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz (gayrivazih) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda, hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkmak amacıyla başvurulan yasal bir yoldur. Bu itibarla, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla kesinleşmiş hüküm sınırlandırılmamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. (HUMK 455)
O halde, ileri sürülen isteğin hükmü yeni bir unsur ilave edilmesi niteliğinde ve içeriğinde olduğu ve bunun da tavzih yoluyla karşılanmasına yasal olanak bulunmadığı gözetilerek açıklama (tavzih) isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, değinilen ilkeler dikkate alınmadan yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 01.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy