(743 S. K. m. 618) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar, süresinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, Medeni Kanun'un 618. maddesine dayanan çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi, ortak sınırın tesbiti ve tazminat isteğine ilişkin olup, mahkemece ( ...önceden verilen hükümlerin kesin hüküm oluşturduğu ) gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, Medeni Kanun'un 618. maddesi; ( ...Bir şeye malik olan kimseye, o şeye haksız olarak vaziyed eden her hangi bir kimseye karşı istihkak davası 'ikame ve her nevi müdahaleyi menedebilme... ) hakkını vermektedir.
Öğretide özet olarak; ( ...zilyet bulunmayan malikin, malik olmayan zilyet aleyhine açtığı davadır... ) şeklinde tanımlanan istihkak davasında da kuşkusuz kesin hüküm oluşabilir. Dr. Suat Bertan, Ayni Haklar adlı eserinin 296. sahifesinde bu konuya değinerek; ( ...muhkem kaziye vardır denilebilmesi için, istihkak davası sonunda verilen hüküm ile yalnızca bir malın davacıya teslimi gerektiğinin veya hukuki bir sebepten dolayı o malın davacıya teslim edilmesi gerekmediğinin o davanın tarafları arasında muhkem kaziye halini alması gerekir... ) Görüşünü ifade etmektedir. Öte yandan, müdahale yenilendikçe veya sürüp gittikçe, mal sahibi mülkiyet hakkını korumak için müdahalenin önlenmesini isteyebilecektir.
Hal böyle olunca, pafta ve çap uygulamasına ilişkin olarak dosyaya ibraz edilen uzman bilirkişilerin raporunun değerlendirilmesi gerekli görüldüğü takdirde yerinde yeniden keyif yapılarak pafta ve çapın uygulanması ve varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, kesin hükmün varlığından söz edilerek davanın reddedilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile belirtilen nedenden dolayı BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy