(1086 S. K. m. 421, 423, 428)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Hükmüne uyulan bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere davalıya ait binanın imar uygulaması sonucu, davacıya ait imar çapı içinde kaldığı sabittir. Tecavüzlü durum, davalının iradesi dışında bir idari işlem sonucu meydana geldiğinden davalıya kusur izafe etme olanağı yoktur. Bu itibarla davalı mahkeme harç ve masrafı ile ücreti vekaletle sorumlu tutulamaz. Nitekim Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları bu yöndedir. Ayrıca mahkeme veznesine depo ettirilen muhtesat bedelinin davalıya ödenmesi şeklinde bir hüküm de kurulmuş değildir.
Hal böyle olunca, mahkeme harç ve masraflarının davacı üzerinde bırakılması ve davalının vekalet ücretiyle sorumlu tutulmamasına karar verilmesi, ayrıca yatırılan paranın davalıya ödenmesi şeklinde hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.1.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy