(2644 S. K. m. 9) (743 S. K. m. 933)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar, süresinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın komşu 884 parsel maliki tarafından izinsiz olarak denizden doldurulmak suretiyle oluştuğunu ve tevhid edildikten sonra 886 parsel numarası alındığını, daha sonra davalı şirket üzerine tescil edildiğini ileri sürerek iptal ve tescil istemiştir.
Gerçekten, dava konusu taşınmazın izinsiz olarak denizden doldurulmak suretiyle oluşturulduğu, toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile sabittir.
Hemen belirtmek gerekir ki, 2644 sayılı Tapu Kanununun 9. maddesi (izinsiz doldurulmuş olan yerlerin tescilinde mahsur olmadığı, alakalı daire ve heyetlerce kabul olunursa doldurulan yerlerin doldurulmuş, olduğu halindeki değer pahasının 1/10'u alınmak şartıyla dolduran namına tescil yapılır) hükmünü getirmiştir. Ne varki sözü edilen kanun maddesi sonradan 3.5.1985 gün ve 6785 sayılı İmar Kanununun 1605 sayılı Kanunla eklenen ve değiştirilen ek 7. maddesi 20.7.1972 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.
Çekişmeli taşınmaz ise idari yoldan 2.10.1975 tarihinde davalı üzerine yazılmıştır. Yukarıda değinildiği gibi; yürürlükten kaldırılan bir yasa hükmüne göre oluşan söz konusu tapu kaydının yolsuz tescil niteliği taşımaktadır.
Davalının izinsiz olarak çekişmeli yeri 1972 senesinden önce doldurmuş olması, kendisine kazanılmış bir hak bahşetmeyeceğinden davanın sonucuna etkili değildir.
Hal böyle olunca, özel mülk haline getirilmesi mümkün olmayan çekişmeli taşınmaz hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle reddi cihetine gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden dolayı HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.4.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy