(1086 S. K. m. 275) (743 S. K. m. 618, 661)
Dava: Davacı tarafından davalı aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılamasında mahkemece dava'nın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmişse de dava değeri yeterli olmadığından talebin reddine karar verildiği, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyeti geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevler de yükleyen bir aynı haktır. Medeni Kanun'un 618. maddesinde "bir şeye malik olan kimse o şeyden kanun dairesinde dilediği gibi tasarruf edebilir" hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere taşınmaz malikini komşusuna zarar verebileceği her türlü taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlü kılan aynı Kanun'un 661. maddesi komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklenmiştir.
O halde bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi, zorunlu temel hukuk kuralına göre, hakim, somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini gözönünde bulundurarak, komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlama ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama, zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdaheleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır.
Bunun için de zararın niteliği, kapsamı ve ne surette giderileceği yönünde tarafların tüm delilleri toplandıktan, gerektiğinde yerinde keşif yapıldıktan sonra uzman bilirkişilerden bilim ve tekniğe uygun gerekçeli rapor alınması zorunludur.
Somut olaya gelince: Bilirkişi alınması gereken önlemlerin ne olduğu hususunda bir açıklama bulunmadığı halde, infazda kuşku yaratacak biçimde el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: Hal böyle olunca, üç zaman bilirkişiden yukarıda değinilen ilkeleri kapsayacak biçimde rapor alınması, gereken önlem veya önlemlerin ne olduğunun açık olarak belirlenmesi, bu önlemlerin alınması suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme ve eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (BOZULMASINA), 03.05.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy