(3194 S. K. m. 16)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan tapu iptali, tescil davasının yapılan yargılamasında, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle duruşma günü olarak saptanan 29.6.1999 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat G. Ç. Ç. ile temyiz edilen vekili Avukat S. K. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi iş karara bırakıldı, bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar, kayden maliki bulundukları 107 parsel nolu taşınmazın bir kısmının imar uygulamasına tabi tutularak davalı belediye adına yazılan 7378 ada 1 sayılı parsele katıldığını, idare mahkemesince işlemin iptal edildiğini ileriye sürüp iptal, tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı belediye, davacılar taşınmazının imar yasasının 16. maddesi uyarınca ifraz edildiğini, yine davacılara ait 15-18-19 nolu parsellerinde kamulaştırıldığını, tüm bu taşınmazların imar uygulamasına tabi tutulduğunu, davacıların artık hak iddia edemeyeceklerini savunmuştur. Mahkemece, 1820 m2 lik bölüm hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten, davacılara ait 107 parsel nolu taşınmazın 4975 m2'lik bölümünün 14.6.1990 günlü belediye encümen kararı ile bedelsiz olarak yol ve yeşil alana terk edildiği, bilahare belediye meclisince plan değişikliği yapılarak bu bölümün, benzin istasyonu yapılarak belediye hizmet alanı olmasının kararlaştırıldığı, davacıların açtığı 1994/2178-1995/167 sayılı idari dava sonunda plan değişikliğine ilişkin işlemin iptal edildiği bu arada 6.4.1993 günlü encümen kararı ile plan değişikliği yapılan yeri de kapsar biçimde imar düzenlemesi yapılarak 247 nolu parselasyon planının hazırlandığı, davacıların yol ve yeşil alana terk ettikleri 4975 m2'lik yerin 1820 m2'lik bölümünün de plan kapsamına alındığı ve bu şekilde davaya konu 7378 ada 1 nolu parselin oluştuğu, davacılar tarafından açılan 1994/946-1995/160 sayılı idari dava sonunda imar düzenlemesine ilişkin işlemin davacılar taşınmazı yönünden iptal edilip kesinleştiği, iptal kararından sonra geri dönüş yapıldığı, geri dönüş sırasında 1820 m2'lik kısmın açıkta bırakıldığı tartışmasızdır.
Ne var ki, tüm bunlardan sonra yeni imar düzenlemesi yapılarak 461 sayılı planın oluşturulduğu belgelenmiştir. Hal böyle olunca, son imar planının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, kesinleşti ise krokileri getirtilip uygulanmak suretiyle çekişme konusu bölümün hangi parsel kapsamında kaldığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen yön gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine ve 16.5.1999 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına 29.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy