(3030 S. K. m. 6/a, 6/b, 21,) (1580 S. K. m. 6/A)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada Mahkemece verilen karar, süresinde davacı temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı kendisine ait 2186 ada 4 sayılı kadastro parselini 2981/3290 sayılı yasa hükümleri gereğince imar ıslah planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine tahsis etmek amacıyla davalı Mamak İlçe Belediyesine devredilmesine karşın yapılan imar uygulaması sonucu bir kısım parsellerin amaca uygun olarak hak sahiplerine tahsis edildiğini, ancak, tahsis dışı kalan ve üzerinde yapılaşma bulunmayan parsel imar çaplarının 2981/3290 ve 775 sayılı yasalar gereğince Anakent Belediyesine geri çevrilmesi gerekirken amaca ve yasaya aykırı biçimde Z. Ana Ali Sosyal Hizmetler Vakfına satıldığını belirterek dava konusu parsellere ilişkin kayıtların iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı Mamak İlçe Belediye Başkanlığı taşınmazların kendisine intikal sebebinin 2981/3290 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması için değil de, aksine 3030 sayılı yasanın geçici 2. maddesi doğrultusunda gerçekleştirildiğini, niza konusu parsellerin 3030 sayılı yasanın 6/A maddesinde niteliği belirtilen kamu hizmeti amaçlı taşınmazlardan olmadığını, bu sebeple aynı yasanın 6/B fıkrası uyarınca 1580 sayılı yasada kendisine verilen yetkileri kullanarak diğer davalıya 2886 sayılı kanun hükümleri gereğince satıldığını, diğer davalı vakıf ise ihale ile satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Gerçekten, çekişmeli 2186 ada 4 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında hazine adına kayıtlı iken, kaydının 13.2.1960 tarihinde Ankara Belediyesine intikal ettirildiği ve 17.7.1987 de de davalı Mamak İlçe Belediyesine kayden devredildiği, imar, ıslah uygulaması neticesinde oluşan 37355 ada 1.2.20.21 ve 22 parsel nolu imar çaplarının 2886 sayılı yasaya göre satışı sonucu diğer davalı vakıf adına kayıt oluşturduğu sabittir.
İddia ve savunma çerçevesinde taraflar arasındaki çekişme taşınmazların 3030 sayılı yasa hükümleri gereğince mi, yoksa 2981/3290 sayılı yasa hükümlerinin uygulanarak hak sahiplerine tahsis edilmesi, tahsis dışında kalan parsellerinde tekrar Anakent Belediyesine devredildiğine ilişkindir.
Toplanan deliller ve dosya içeriği tüm bilgi ve belgelerden özellikle kayıtların dayandığı resmi senet içeriğinden iddia edildiği gibi taşınmazların İlçe Belediyesine devrinin 2981/3290 sayılı yasanın öngördüğü amaca yönelik olmak üzere herhangi bire koşula bağlı olmadığı anlaşıldığı gibi kayıtlar üzerinde böyle bir şerhte bulunmamaktadır. Bu sebeple taşınmazların koşullu devir edildiğine dair iddianın ispat edildiği söylenemez. Öte yandan, taşınmaz kendisine devredilen davalı belediyenin yaptığı imar uygulaması davacı Büyükşehir belediyesince uygun görüldüğü gibi, uygulama neticesi oluşan imar parsellerinin 2886 sayılı kanuna göre satışına dair ilçe belediye meclis kararı ile yapılan satışın Anakent belediyesince tasdik edilmiş olması dahi devir keyfiyetinin koşullu olmayıp, 3030 sayılı yasanın geçici 2. maddesi gereği olduğunu göstermektedir.
Bunun yanında, 3030 sayılı kanunun 6/B. Maddesinde, İlçe Belediyelerinin bu kanundan doğan görevleri belirlenmiş, 21. maddesinde de bu kanuna aykırı olmayan 1580 sayılı yasa hükümlerinin ilçe belediyelerince uygulanmaya devam olunacağı öngörülmüştür. Oysa 3030 sayılı yasada bu yasa gereği ilçe belediyelerine devredilecek taşınmazların (6. maddenin A fıkrasında niteliği belirtilen taşınmazlar hariç) ahara devir ve temlikini yasaklayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan uygulama neticesinde taşınmazların 3030 sayılı yasanın 6/A. maddesinde belirtilen nitelikli olmadıkları da belirlenmiştir. O halde Mamak İlçe Belediyesince 1580 sayılı yasanın kendisine tanıdığı yetkiyi kullanıp taşınmazları Büyükşehir Belediyesinin onayını alarak satışında yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de taşınmazların kaydının eski hale (İlçe Belediye Başkanlığına) döndürülmesi yerine kayıtların iptali ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verilmesi de isabetsizdir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 22.09.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy