(1086 S. K. m. 288, 292, 293)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan men'i müdahale, ecrimisil davasının yapılan yargılamasında, mahkemece görevsizliğe dair verilen kararın davacılar tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek çaplı taşınmazına elatmasının önlenmesini istemiş, davalı ise kiracılık savunmasında bulunmuştur.
Bilindiği üzere; Özel yasa hükümleri saklı kalmak koşuluyla, gerek taşınır gerekse taşınmaz mallara ilişkin kira sözleşmelerinin geçerli olması hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir. Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi zımni (üstü kapalı) olarakda vücuda getirilebilir. Yeterki taraflar kira sözleşmesinin esaslı unsurlarında anlaşmış olsunlar. Nitekim bu kural 18.3.1942 tarih 37/6 sayılı inançları birleştirme kararında açıkça vurgulanmıştır.
Nevarki kira ilişkisi bir hukuki fiil (vakıa) değil, bir hakkın doğumuna, değiştirilmesine veya ortadan kaldırılmasına neden olma niteliği itibariyle bir hukuki işlem (muamele) dir.
Bu nedenle, HUMK.nun 288. maddesi uyarınca 21.1.1998 tarihinden itibaren 20.000.000.- lirayı aşan (23.6.1996 gün ve 4146 sayılı yasaya göre) sözleşmeler hakkında tanık dinlenilebilmesine olanak yoktur; kira sözleşmesinin varlığı, ancak yazılı delille ispat edilebilir. Hemen belirtilmelidir ki, sözü edilen miktar, yıllık kira tutarına bakılarak belli edilir. Sözlü kira sözleşmesi kurulduğu yolundaki savunmanın, ilgilisine (davalıya yada davalılara) yemin teklif etme hakkı verebileceği; ayrıca HUMK.nun 292 ve 293. maddelerinde değinilen ayrıcalıklarında gözetilmesinin gerekeceği kuşkusuzdur.
Somut olayda; davalıların, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde kiracılık ilişkisini kanıtladıklarını söyleyebilme imkanı yoktur. Hal böyle olunca; dosyada toplanan yada toplanacak olan deliller değerlendirilmek suretiyle işin esası yönünden bir karar verilmesi gerekirken, kira ilişkisinin varlığından söz edilip tahliye davası açılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Davacıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (BOZULMASINA) 18.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy