(818 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 187, 237)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, Mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava muris muvazaasına dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, mahkemece hükme esas alınan Aydın Sulh Hukuk mahkemesi'nin 7.10.1997 tarih 71/1230 sayılı dava dosyası miras bırakan tarafından taraf muvazaası hukuksal nedenine dayanılarak açılmış, miras bırakanın ölümü üzerine davacı tarafından devam edilmiş ve davacı vekilinin feragatı üzerine feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, bu sırada eldeki dava muris muvazaasına dayalı olarak açılmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki, taraf muvazaası ile muris muvazaası tamamen ayrı hukuki sebeplere dayanan, sonuç ve hükümleri ayrı olan dava türleridir. Sebep birliği olmadığından taraf muvazaası davasının muris muvazaası davası yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği gibi derdestlik itirazına da esas alınamaz. Nitekim o husus yerleşmiş içtihatlarda açıkça vurgulana gelmiştir. Öte yandan miras bırakan tarafından taraf muvazaasına dayanılarak açılan davanın O'nun ölümü üzerine davacı tarafından devam edilmesi o davaya muris muvazaası niteliğini kazandırmaz.
Hal böyle olunca, işin esasına girilmesi, tarafların tüm delillerinin toplanılması, yukarıda değinilen dosyanın da bir delil olarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
YKD. Ağustos 2000
Full & Egal Universal Law Academy