(3194 S. K. m. 17) (1580 S. K. m. 1) (2886 S. K. m. 1) (2942 S. K. m. 1) (1164 S. K. m. 1)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan tapu iptali, tescil davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 6.2.2001 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat Tahsin T. ile temyiz edilen vekili avukat H.Hulusi Köse geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davada ileri sürülen iddianın ve savunmanın içeriği itibariyle yanlar arasındaki uyuşmazlık; belediyece davalı şirkete yapılan satış işleminde, usulsüzlük bulunup bulunmadığı ve bu işlemin hukuka uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, davaya konu teşkil eden taşınmazın niteliği gözetilip satış işleminin 3194 sayılı yasanın 17. maddesi uyarınca gerçekleştirildiği anlaşıldığından uyuşmazlığa 1580 sayılı Belediyeler Yasası ile 2886 sayılı Devlet İhale Yasası hükümlerine değil; İmar Yasası ve Kamulaştırma Yasası hükümlerine göre çözüm getirilmelidir. Nitekim 3194 sayılı İmar Yasasının 17. maddesinde, satışı ve değişimi yapılacak taşınmaz parçalarına değinilmiş; ayrıca satış ve değişim esas ve yöntemleriyle bunları gerçekleştirecek olan yetkili merciiler gösterilmiştir.
Somut olayda anılan yasa hükmünün öngördüğü koşulların eksiksiz biçimde yerine getirilerek satış işleminin gerçekleştirildiğini söyleyebilmek olanağı yoktur. Satış öncesi müstakil inşaata elverişli olma yönü saptanmadığı gibi; özellikle, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası hükümlerinin öngördüğü anlamda bir bedel takdirine gidilmemiş; bedel takdir tutanağı düzenlenmemiştir.
Her ne kadar satışın dayanağını oluşturan İmar Yasasının buyurucu hükmü; 1164 sayılı Arsa Ofisi Yasası Hükümlerinin de dikkate alınmasını zorunlu kılmıyor ise de; yukarıda açıklanan ve satış sırasında noksan bırakılan esaslı unsurlar satışı geçersiz duruma düşürmüştür. Öyle ise davanın kabul edilmesi belirtilen gerekçelerden ötürü sonucu bakımından doğrudur.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir, reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.5.1999 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 65.000.0000 lira duruşma avukatlık parasının ve aşağıda yazılı 28.538.000 bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına 06.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy