(775 S. K. m. 3) (743 S. K. m. 933)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan tapu iptali, tescil davasının yapılan yargılamasında, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince ve davalı şirket vekilince duruşma isteğinde bulunulması üzerine duruşma günü olarak saptanan 4.4.2000 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Transtitko Kol. Şti. sahibi Naci Kadıoğlu ve vekili Av. Ayşe Çiler Gökçay ile yine temyiz eden hazine vekili Avukat Aynur Sökmen geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden belediye vekili gelmedi, duruşmaya başlandı. Süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karar bırakıldı bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı hazine, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan Çubuk Çayı yatağının Çubuk Çayı 2. etap ıslah imar planı kapsamına alınarak, yeni oluşan 1 ila 9 nolu imar parsellerinin davalı şirket adına tescil edildiğini ileriye sürüp iptal tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı Transtitko Kollektif Şirketi davaya konu 1 ila 9 nolu imar parsellerinin büyük bölümünün kendilerine ait 1745 ada 53 nolu kadastro parseli kapsamında olduğunu küçük kısmının da çay yatağı ve Devlet Karayolu artığından oluştuğunu davacının, taşınmazların tümünü çay yatağı olarak gösterme çabasına girdiğini savunmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere iptali istenen kayıtların dayanağını oluşturan idari karar idare mahkemesince iptal edildiğine göre tescilin yolsuz tescil niteliğini kazandığı ve imar öncesi kadastral hakların korunacağı kuşkusuzdur. Mahkemece verilen karar da bundan ibaret olup, eski hale getirme kadastral hakların geri dönmesi demektir.
Öte yandan, belediye sınırları içerisinde yer alan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliğinde bulunan taşınmazların mülkiyetinin belediyelere geçeceği 775 sayılı yasanın 3. maddesi hükmü gereğidir.
Eldeki dava Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlere münhasır açılmış olduğuna, imar öncesi hak sahibi kişilerin bir davası bulunmadığına göre, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Tüm tarafların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin (J) bendi gereğince hazineden harç alınmasına yer olmadığına 4.4.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy