(5846 S. K. m. 15) (1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Metin H. ile R.Doğan Tekeli vs. arasındaki davadan dolayı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.11.1998 gün ve 1997/1030 - 1998/1719 sayılı kararı onayan Daire'nin 04.05.2000 gün ve 2000/600 - 2000/3862 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalılarca oluşturulan mimarlık ortaklığınca 1957 yılından 1967 yılına kadar projeler üretildiğini, bilahare müvekkilinin ortaklıktan ayrıldığını, davalılarca çeşitli dergilere verilen demeç ve yazılan yazılarda, birlikte üretilen ortak projelerden söz edilirken davacı isminden hiç bahsedilmeyerek, sanki eserlerin kendileri tarafından yaratılmış olduğu izlenimi verildiğini, 1994 yılında yayımlanan "projeler-yapılar Doğan Tekeli-Sami Sisa" adlı eserde davacı ile ortak üretilen eserler tanıtılırken, kronoloji bölümüne konulan (nokta) işareti ile teamüle aykırı ve yetersiz şekilde davacı adına yer verildiğini, davalıların bu şekildeki eylemlerinin davacının FSEK.'dan doğan haklarının ihlali olduğunu ileri sürerek, adı geçen eserin toplatılmasına, satılmamış eserlere eklenecek broşür ile durumun açıklanmasına, 1.000.000.000.- lira manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, söz konusu eserin yaratılmış eserlerin tanıtılmasına yönelik olmayıp, davalı mimarların kendileri ve eserlerini tanıtmaya yönelik monografi olduğunu, eserlere katkısı bulunanların yeterince tanıtıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen ilk karar Dairemizce gerekçe yokluğundan dolayı bozulmuş olup, bozma ilamına uyan mahkemenin verdiği davalıların kendi yaşamları ve yarattıkları eserleri tanıtmak için yayınlanan otobiyografi niteliğindeki kitapta, katkıları bulunan diğer kişileri ve bu arada davacıyı gerekli yerlerde yeterince belirttikleri, davacı isteminin FSEK.nun 15/3. maddesinde belirtilen husus ile ilgili olmadığı, bu itibarla son bilirkişi raporuna iştirak edilmediği, ikisi miktar olan ilk bilirkişiler kurul raporunun meslek kuralı ile ilgili değerlendirme bakımından yerinde olduğu, bu itibarla davacının kişilik ve eser sahibi haklarına yönelik bir tecavüz bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen ikinci karar ise davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, onanmıştır Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin HUMK. nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 4.240.000 lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan bu harcın ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca takdiren 15.000.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 10.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy