(743 S. K. m. 651)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davasında; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 5.12.1996 tarih ve 1996/14145-14692 Esas-Karar sayılı bozma ilamına uyulduktan sonra mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çap kaydına dayalı el atmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Davalı yan iyi niyetli olduğunu savunmuştur. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamından sonra davanın kabulüne kararı verilmiştir.
Toplanan kanıtlar ve tüm dosya içeriğine göre davalıya ait binanın, uzman bilirkişinin krokisinde gösterilen 18.07 m2'lik kısmının, davacının paydaşı olduğu parsele tecavüzlü olduğu ve davalının bayiilerinin binayı yaparken iyi niyetli oldukları sabittir. Ancak, bozma ilamında işaret edildiği üzere yapılan araştırma ve soruşturmadan; taşkın yapının bulunduğu arsanın ifrazının mümkün olmadığı saptanmıştır. Esasen, dava açıldıktan sonra davalıya ait yapının "eski eser" niteliğiyle korumaya alındığı da tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, taşkın yapının bulunduğu arsa miktarının; davacının paydaşı olduğu parselin tümüne göre oranının bulunarak; bu oran üzerinden bedeli karşılığında davalının paydaş kılınması suretiyle el atmanın önlenmesi ve yıkım davasının reddine kararı verilmesi gerekirken; eski eser niteliği kazanan ve sit alanında bulunan yapının yıkımına kararı verilmesi isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan sebeplerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 12.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy