(3194 S. K. m. 16)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, Mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, maliki olduğu 12 parsel sayılı taşınmazın 268 m2 lik kısmını sattığı halde tapuda hatalı işlem sonucu tamamının davalı adına tescil edilmiş olduğunu ileri sürerek taşınmazın 200 m2 lik kısmının tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, iddianın doğru olduğunu, taşınmazın 200 m2 lik bölümünü davacıya vermeye hazır olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, dava konusu 200 m2 yerin davacı adına yazılmasına karar verilmiş, verilen hüküm taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Ne var ki, 3194 sayılı İmar Kanununun 16. maddesinin 1. fıkrasında belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re'sen veya müracaat üzerine tevhid veya ifrazının bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğunun belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanacağı hükmü getirilmiş, aynı maddenin son fıkrasında da, tarafların rızası veya mahkeme kararı ile şuyuun izalesi ve arazi taksiminin de aynı hükümlere tabi olacağı öngörülmüştür.
Hal böyle olunca, 3194 sayılı İmar Kanununun 16. maddesi uyarınca dava konusu parselin 200 m2 lik kısmının ifrazının mümkün olup olmadığı yönünde gerekli araştırma yapılması, bu hususun ilgili mercilerden sorulması ve bundan sonra bir hüküm kurulması gerekirken, anılan yasal düzenlemeler gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK.nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına bozulmasına, gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 13.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy