(2924 S. K. m. 11, 12)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Mengen Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 1.10.1998 gün ve 109/179 sayılı hükmün Onanmasına ilişkin olan 5.10.1999 gün ve 10578/9337 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalılar vekilleri tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın 1944 yılından beri zilyetliği altında bulunduğunu, kadastroca 1988 tarihinde davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, kendi yararına zilyetlik şerhi konulduğunu, ne var ki Hazinenin bu taşınmazı 4070 sayılı yasa ile 2924 sayılı yasanın 4127 sayılı yasa ile değişik hükümleri uyarınca kendisine satması gerekirken, ihale yoluyla diğer davalı şirkete sattığını ileri sürerek ihalenin feshine ve taşınmazın kendi adına satılmış sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olduğu, 1979 yılında 1744 sayılı yasa uyarınca orman dışına çıkarıldığı,1988 tarihinde Hazine üzerine kadastroca tespit ve tescil edildiği ve davacı yararına da tapu kaydına zilyetlik şerhi düşüldüğü, Hazinenin söz konusu taşınmazı 2886 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan ihtiyari ihale ile davalı şirkete satış yoluyla devrettiği, bu ihaleye davacının da iştirak ettiği ancak ihalenin davalı üzerinde kaldığı, nitekim davacının idarenin ihaleye konu işleminin iptaliyle ihalenin feshi için idare mahkemesine dava açtığı, davanın reddedildiği ve kesinleştiği sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki; davacı yukarıda açıklandığı üzere tapu kaydının iptali ve tescilini istememekte sadece idari tasarrufa dayanan 2886 sayılı yasa uyarınca yapılan ihale işlemine itiraz edip ihalenin feshini istemekte, ayrıca tamamen idari nitelik taşıyan 2924 sayılı yasa uyarınca oluşturulan hak sahipleri tespit komisyonlarınca aynı yasanın 4127 sayılı yasa ile değişik 11 ve 12 maddelerine göre yapılan işlemin yasaya uygun olmadığını iddia etmektedir.
Sonuç: Hal böyle olunca davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekçesi ile reddi gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir. Anılan husus, karar düzeltme dilekçesi üzerine bu kez yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davalıların isteğinin HUMK'nun 440. maddesi uyarınca kabulüne; Dairenin 1999/10578 esas, 1999/9337 karar sayılı 5.10.1999 tarihli onama kararının ortadan kaldırılmasına, Mengen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1.10.1998 tarih,1997/109 Esas,1998/179 karar sayılı hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy