(4721 S. K m. 2, 705)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, Mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Asıl ve birleşen davada, davacılar çekişmeli taşınmazların maliki olan Hasan Çavuş'un mirasçıları olduklarını, davalıların ise murisle ilgileri bulunmadığı halde kendi miras bırakanları "Hasan" adına aldıkları veraset ilamı ile yolsuz şekilde intikal yaptırdıklarını ileri sürerek tapu iptali, tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Her iki davaya ait dava dilekçelerinin içeriğinden davanın ketmi verese hukuksal nedenine dayandığı sabittir.
Toplanan delillere göre, çekişmeli 465 ve 468 parsel numaralı taşınmazların davalıların aldıkları 1998/515 esas, 1998/608 karar sayılı veraset ilamına göre tapu maliki Hasan Çavuş mirasçıları olarak görünen davalılar üzerine intikal ettirildiği 468 parseldeki 5004/86974 payında davalılarca diğer davalı İbrahim Eyüp Demir'e aynı gün ayni akitle satış yoluyla temlik edildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacıların aldığı Serik Sulh Hukuk Mahkemesinin 1988/244 esas, 1988/406 karar sayılı veraset ilamında ise, davacılarında tapu maliki görünen Hasan Çavuş mirasçıları olduğu belirlenmiş bulunmaktadır.
Ayrıca, davalılarca alınan verasetin iptali yönünde birleştirilen davanın davacıları tarafından veraset davası açıldığı ileri sürülmüş ancak bu dava dosyası getirtilip değerlendirilmemiştir.
Sonuç: Hal böyle olunca, öncelikle davacıların sözünü ettiği Sulh Hukuk Mahkemesinin 1989/260 esas sayılı veraset dosyasının getirtilmesi, tarafları bağlayıp bağlamayacağının değerlendirilmesi, tapu malikinin mirasçılarını belirleyecek ve tarafları bağlayacak şekilde açılmış bir davanın bulunmaması halinde davacılara hasımlı veraset ilamı almak üzere dava açmaları için önel verilmesi; böylece tapu malikinin mirasçılarının kesin olarak saptanması, davacıların mirasçı olduklarının anlaşılması halinde, pay satın alan ikinci el durumunda bulunan davalı İbrahim Eyüp Demir'in iyiniyetli bulunup bulunmadığı veya bu davalıya yapılan temlikin muvazaalı olup olmadığı hususunda taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile muvazaalı temliklerden söz edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 21.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy