(4721 S. K. m. 625, 683, 995)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, paydaşın paydaş aleyhine açtığı çaplı taşınmazda paya elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazın taksim edilmediği, davacıların problemi taksim davası ile çözmeleri gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekişmeli 9 nolu parselin taraflar ve dava dışı kişiler adına müşterek mülkiyet biçiminde kayıtlı olduğu kayden sabittir. Medeni Yasanın 625. maddesinde düzenlenen müşterek mülkiyet rejiminde taşınmazdan her paydaşın payı oranında yararlanması asıldır. Sözü edilen ilke bu tür mülkiyet rejiminin yasal bir sonucu ve gereğidir. Değinilen mülkiyete tabi olan taşınmazlarda paydaşın elinde payı karşılığı çekişmesiz bir yer var ise, yerleşmiş uygulamaya göre çekişmenin şüyuun izalesi davası ile kesin bir biçimde çözümlenmesi gerekeceğinden paydaşın paydaş aleyhine açtığı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında belirlenmiş ise, belirlenen kullanma biçimine uygun hareket edilmesi de zorunludur.
Somut olayda, taşınmazda taksim yapılmadığı, kullanma biçiminin oluşmadığı, taşınmazın tümünün davalılardan İ.H. ve H. kullanımında olduğu ve adı geçen davalıların davacıların kullanımına engel oldukları intifadan men olgusunun gerçekleştiği saptanmış durumdadır. Hal böyle olunca, paya vaki elatmanın önlenmesi ve buna bağlı ecrimisil isteğinin kabul edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 22.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy