(1580 S. K. m. 70, 83)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada mahkemece verilen kara süresinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Erciyes Belediyesi, dava konusu 5929 parsel sayılı taşınmazın Belediye adına kayıtlı iken encümen kararı ile davalıya satıldığını; ancak, taşınmazın imar planında yeşil alanda kaldığını ve kamunun kullanımına ayrılan alanların özel mülkiyete konu olamayacağını, bu nedenle encümence satış işleminin iptali yolunda yeni karar alındığını ileri sürerek iptal ve tescil istemiştir. Mahkemece, davalının taşınmazı encümen kararı ile iyi niyetle satın aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; davada ileri sürülen iddianın ve davalı tarafın savunmasının içeriğine göre; yanlar arasındaki uyuşmazlık, davacı Belediyeye ait taşınmazların mülkiyetini satış yoluyla nakleden temliki işlemin, hukuken geçerli sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtmelidir ki; 1580 sayılı Belediye Kanununun 70 ve 83 maddelerine yorum getiren; gerek Adli, gerekse İdari Yargı kararlarında belediye taşınmazlarının satışına karar verme yetkisinin, belediye meclislerine ait olduğu ilkesi benimsenmiş ve yargısal uygulama istikrar kazanmıştır. Ne var ki, bu konuda alınacak meclis kararlarının hangi unsurları kapsaması gerektiği hususu önem taşımaktadır.
Gerçekten, belediye meclislerinin Belediyenin taşınmazlarının satışına ya da Belediye Başkanınca veya belediye encümenince, uygun görülen taşınmazların satışına şeklindeki genel nitelikte olan ve yetki devri anlamına gelen kararları, hukuki sonuç doğuramaz ve geçerli kabul edilemez. Öyle ise, belediye meclis kararlarına, satılacak taşınmazların ada ve parsel numaraları, mevkii ve yüzölçümleri raice uygun tahmini bedelleri yazılmalıdır.
Somut olayda, yukarıda değinilen anlamda Belediye meclis kararının bulunmadığı; eksiğin tamamlanması yolu ile getirtilen 3.2.1993 tarih, 3 sayılı meclis kararının da bu içerikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK' nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 17.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy