(3402 S. K. m. 7/4, 12/4)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
Dava, tapu kaydına dayalı olarak tespit harici bırakılan yerin tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, dayanak tapu kaydının dava dışı parsele revizyon görmekle işleme tabi kayıt özelliğini yitirdiği ve tespit harici bırakma işleminin kesinleşmesinden dava tarihine kadar da zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; kadastro ( tapulama ) dışı bırakma işlemi, taşınmazın geometrik durumu belirlenmediğinden tespit işlemi değilse de; bir kadastro (tapulama) işlemidir. Tespit dışı bırakılan taşınmazların kadastroca hukuksal durumu belirlenmekle birlikte, tutanakları düzenlenmemekte, sadece paftasında gösterilmekle yetinilmektedir. Değinilen ilke Kadastro Yasasının 7/4 maddesinde ifade edilmiş bulunmaktadır.
Öte yandan tespit dışı bırakıldığı anlaşılan taşınmazlara ait tapu kayıtlarının da anılan yasanın 12/4 maddesi uyarınca delil niteliğini taşıyacağı delil niteliğini taşıyan tapu kayıtlarına ve kadastro öncesi nedene dayanılarak eldeki davanın açılabileceği de açıktır. Bir kaydın başka bir parsele revizyon görmüş olması, tek başına o kaydın dava edilen yere ait olmadığını göstermez.
Hal böyle olunca, işin esasının incelenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 5.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy