(1086 S. K. m. 73) (7201 S. K. m. 10)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava 4331 sayılı yasadan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; dava dilekçesi, davalının davacı idare ile kira sözleşmesi akit ederken bildirdiği adrese değil dava konusu (kiralanan) iş yerinin bulunduğu adrese tebliğ için gönderilmiş, davalının o tarihte belirtilen adreste bulunmadığından bahisle bila tebliğ iade edilmiştir. Dava dilekçesi ve diğer yargısal işlemlere ilişkin tebligatın davalının bildirdiği açık adrese çıkarılması zorunluluğu savunma hakkının bir sonucudur.
Bilindiği üzere: Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. HUMK'nun 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme, tarafları dinlemeden, onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür.
Asıl olan tarafların huzurunda yargılamanın yürütülmesi olmakla birlikte, hukuk mahkemelerinde, taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşmadan haberdar edilmelidirler. Duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda davaya devam edilip karar verilmesine usulün olanak tanıdığı hallerde, açıklanan biçimdeki uyarıyı taşıyan davetiyenin tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, deliller toplanarak bir sonuca ulaşılması gereklidir.
Değinilen işlemleri nedeniyle tebligat, bilgilendirme yanında, belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Bu nedenle tebliğ ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümleri tamamen şeklidir. Kanun ve Tüzüğün amacı, tebliğin muhatabına ulaşması, konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hal böyle olunca, kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur.
Kural olarak tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Hal böyle olunca, dava dilekçesinin yukarıda açıklanan ilkeler gereği davalıya yöntemine uygun biçimde tebliğ edilerek taraf delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 29.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy