(818 S. K. m.388, 389, 390)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan tapu iptali, tescil, alacak davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece iptal,tescil isteğinin reddine, alacak isteğinin kabulüne dair verilen karar davalı Hatice A. vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 11.12.2001 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat İhsan Güzel geldi,davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi,yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı,bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, vekalet sözleşmesinin kötüye kullanılması nedeniyle iptal ve tescil olmadığı takdirde alacak isteğine ilişkindir.
Hükmüne uyulan bozmadan sonra yapılan araştırmaya göre, davalı Hatice tarafından 44.300 markın satım tarihi olan 11.7.1997de İş Bankası şubesi hesabından çekilip aynı tarihte vekil olan diğer davalı Süleyman adına hesap açıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim, mahkemece de bu husus gözönünde tutulmak suretiyle iptal ve tescil davası reddedilmiştir. Vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle sözleşmenin ve buna bağlı olarak tapu kaydının iptaline karar verilmesi için taşınmazı devralan kişinin vekil edeni zararlandırmak kastıyla vekil ile el ve işbirliği içerisinde hareket etmesi en azından vekilin vekalet aktini kötüye kullandığını bilmesi gerekir. Somut olayda, davalı Hatice aldığı taşınmazın bedelini vekil olan öteki davalıya ödediğine ve edimini tam olarak yerine getirdiğine göre, vekil ile davacıyı zararlandırmak amacı ile el ve işbirliği içerisinde olduğundan söz edilemez.
Öte yandan, vekilin aldığı parayı davacıya ödediği de iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu durumda uyuşmazlığın iç sorumluluk hükümlerine göre çözümlenmesinde zorunluluk vardır.
Hal böyle olunca, taşınmazın bedelinin sadece vekil olan davalı Süleyman'dan tahsiline karar verilmesi gerekirken, her iki davalıdan tahsili şeklinde hüküm kurulması isabetsizdir. Davalı Hatice vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2001 tarihinde yürürlüğe giren avukat ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 250.000.000 TL. duruşma avukat parasının temyiz edilenden alınmasına ve alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy