(3194 S. K. m. 18)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan tapu iptali,tescil davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 15.1.2002 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat Yılmaz Menderes geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı,bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, 3104 sayılı kadastral parselinin davalı Belediyece imar uygulamasına tabi tutulduğunu, Aydın 1.İdare Mahkemesinin 1997/260 esas sayılı ilamı ile dava konusu düzenleme işleminin davacı parseline yönelik olarak iptaline karar verildiğini ileri sürerek iptal ve kaydın kadastral durumuna döndürülerek adına tescilini istemiştir. Davalı belediye, idare mahkemesi kararının gerekçeleri dikkate alınarak aynı bölgede yeni bir imar uygulaması yapıldığını,davacının ikinci kez yapılan şuyulandırma işlemine karşı da idari yargı yerinde dava açtığını bildirmiş ve anılan davanın sonucunun beklenilmesini istemiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamından sonra mahkemece,davanın kabulü ile davacı adına kayıtlı 3194,3224,3259 sayılı imar parsel kayıtlarının iptaline,kaydın eski hale getirilmesine ve 3104 parsel olarak davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Ne var ki, savunmada ileri sürüldüğü gibi davalı idarece çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede yeni bir imar şuyuladırma işlemi yapıldığı, davacının ikinci kez yapılan bu uygulamanın iptali için de yeniden idari yargı yerinde dava açtığı, açılan davanın Aydın 1.İdare Mahkemesinin 2001/299 esas sayılı dosyasında derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda idare mahkemelerinde açılan davanın sonucunu beklemekte zorunluluk vardır.
Hal böyle olunca, ikinci imar uygulaması işleminin iptali için idari yargı yerinde açılan davanın ön mesele sayılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.Davalı idarenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2001 tarihinde yürürlüğe giren avukat ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince temyiz eden vekili için 250.000.000 TL duruşma avukat parasının temyiz edilenden alınmasına ve alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,15.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy