(2004 S. K. m. 134) (4721 S. K. m. 1023)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, yolsuz tescil savına dayalı iptal, tescil isteğine ilişkindir. Toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu 770 parsel sayılı taşınmazın da içinde bulunduğu 14 parça taşınmaz dava dışı borçlu Ahmet Kara'ya ait iken, bu borcu nedeniyle ihaleye çıkarıldığı, icra ihalesi sonucu mülkiyetin alacaklı Atilla Orhan'a geçtiği; borçlunun ihalenin feshi için açtığı davanın reddedildiği ve bu suretle ihalenin kesinleştiği, sekiz parça taşınmazın icra memurluğu yazısı üzerine davacı Atilla Orhan üzerine tapuya tescil edildiği, ancak geri kalan altı parça taşınmazın tapu kayıtları üzerinde borçlunun üçüncü bir kişiye olan borcu nedeniyle tedbir konulduğundan tapu kayıtlarının yeni malik üzerine tescillerinin yapılamadığı; borçlunun başka bir borcu nedeniyle tapuda intikalleri yapılamıyan bu altı adet taşınmazın ikinci kez ihaleye çıkarıldığı ve bu sefer altı parça taşınmazın Mustafa Kerem Karapazar'a ihale edildiği; bu şahsın da dava konusu 770 parsel sayılı taşınmazla birlikte diğer beş parça taşınmazı davalılar Fikret Merdar ve Mehmet Sabancılar'a temlik ettiği; davalıların dava konusu 770 parseli uhdelerinde tutarak diğer beş adet taşınmazı borçlu Ahmet Kara'nın karısı İhsan Kara'ya temlik ettikleri; davacı Atilla Orhan'ın İhsan Kara aleyhine dosya içerisinde bulunan Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/2 esas ve 2001/8 karar nolu dosyasıyla iptal ve tescil davası açtığı; o dosyada İhsan Kara ile davalıların ve dava dışı Mustafa Kerem Karapazar'ın birlikte hareket ettikleri ve kötüniyetli oldukları kabul edilerek İhsan Kara üzerindeki beş parça taşınmazın tapu kayıtlarının iptal ve tesciline karar verildiği; verilen kararın derecaattan geçerek kesinleştiği böylece davalıların iyiniyetli olmadıkları önceki ihale sonucu mülkiyetin davacıya geçtiğini bildikleri dava dışı borçlu ve karısı ile birlikte hareket ettikleri yönünde kesin hüküm oluştuğu sabittir.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, açıklanan tüm bu deliller gözardı edilmek suretiyle iktisaplarının geçerli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 16.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy