(1086 S. K. m. 237) (3194 S. K. m. 11/4)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
Karar: Davacı Belediye vekili, dava konusu taşınmazın çekişmesiz ve aralıksız kazandırıcı zaman aşımı süresi içerisinde Belediyenin zilyetliği altında bulunduğunu ileri sürerek iptal ve tescil istemiştir.
Davalı Hazine vekili ise taşınmazın aslının mer'a olduğunu; davanın yersiz bulunduğunu savunarak reddini istemiştir.
Taraflar arasında görülen 1977/131-164 sayılı hakem dosyasında , dava konusu taşınmazın ham toprak niteliğinde yerleşim alanı olarak kabul edildiği ve mülkiyetinin Belediyeye aidiyetinin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, hakem kararlarının da H.U.M.K. 237. maddesi uyarınca maddi anlamda kesin hüküm oluşturacağı ve tarafları bağlayacağı kuşkusuzdur.
Her ne kadar 3194 sayılı İmar Kanununun 11. maddesinin 4.fıkrası 4342 sayılı mer'a kanunu ile değiştirilerek meraların imar planı içerisinde kalsalar dahi mer'a niteliklerini kaybetmeyecekleri kuralı benimsenmişse de kesin hüküm niteliği kazanan hakem kararıyla mer'a olmadığı sabit olan taşınmazın artık mer'a olduğunu iddia ve ispat etmeye yasal olanak yoktur. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, anılan hakem kararı gözardı edilmek suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K. 428 maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.1.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy