(3402 S. K. m. 14)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili, kadastroca davalılar ve davalıların miras bırakanı üzerine tespit ve tescil edilen 115 ada 166, 165, 140, 122, 121, 195, 137 ada 27, 139 ada 61, 133 ada 84, 123 ada 30, 120 ada 1, 121 ada 1, 117 ada 74, 169 ada 13, 167 ada 3, 158 ada 28, 20, 158 ada 20, 154 ada 7, 151 ada 57, 146 ada 84, 235 ada 9, 196 ada 1 parsel nolu taşınmazların toplam miktarının 100 dönümden fazla olduğunu ileri sürerek iptal ve tescil istemiştir.
Getirtilen tespit tutanakları ve çap kayıtlarına göre dava konusu taşınmazlardan 74, 120 ada 1, 121 ada 1, 14, 84, 27, 61, 84, 28, 20, 7, 57, 3, 13, 9, parseller miras bırakandan intikalen elbirliği mülkiyeti şeklinde davalılar 121, 122, 140, 165, 166, 195 parsellerin ise davalıların miras bırakan üzerine tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki eklemeli zilyetlikte 3402 sayılı yasanın 14. maddesi uyarınca önceki zilyet ile sonraki zilyetin aynı çalışma alanı içerisinde senetsizden kazandıkları taşınmazların sulu arazide 40 susuz arazide 100 dönümü geçmemesi gerekir.
Öte yandan emlak kayıtlarının 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde sözü edilen belgelerden sayılmasına yasal olanak yoktur.
Hal böyle olunca davalılar ve miras bırakanları üzerine toplam suluda 40 susuzda 100 dönümü aşan taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken; emlak beyannamelerinin yanlış değerlendirilmesi suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı hazine vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy