(1086 S. K. m. 74, 427)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
Karar: Davacı tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak kadastro tespitinde yol olarak bırakılan 268 m2 yerinin adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, bozma öncesi verilen 25.6.1998 tarih 36/99 sayılı hüküm ile krokide (B) ile işaretli "Samanhane" niteliğindeki bina yerinin tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilerek, anılan yere hasren tescile hükmedilmiş, önceki hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiş, davalı tarafın temyizi üzerine bozulmuştur.
Bozma üzerine yapılan soruşturmaya dayanılarak, bu kez verilen kararda hem (B) ile işaretli, hem de (A) ile işaretli yerleri kapsayacak biçimde tescile hükmedilmiştir.
Bilindiği üzere, ilk hükmü temyiz etmeyen davacı, o hükümle kendisine tanınan hakka rıza göstermiş, fazlaya ilişkin talep hakkında ise karşı taraf yararına kazanılmış hak doğmuştur.
Hal böyle olunca, değinilen usulü kural gözetilerek yalnızca krokide (B) ile işaretli yer için tescile, fazlaya yönelik talebin ise reddine karar verilmesi gerekirken tümü yönünden hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 6.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy