(2859 S. K. m. 1, 6)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan tapu iptali, tescil davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ile davalı Hasan Tahsin T. vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, 496, 499, 1409 nolu parsellerin maliki olduğunu, yörede yenileme çalışmaları yapıldığını, yenileme sonrası verilen parsellerin sınırların değişik, yüzölçümlerinin az olduğunu bildirip tapuların eski durumlarına ve yüzölçümlerine göre düzeltilmesi isteğine bulunmuştur.
Gerçekten davacının, toplam miktarları 27588 m2 olan 496, 499, 1409 nolu parsellerin maliki iken,1988 yılında 2859 sayılı yasa uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonunda toplam 25975 m2 lik 200, 217, 218 nolu parsellerin verildiği tüm dosya içeriği ile sabittir.
Tapulama ve kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların hukuksal ve geometrik durumlarını tespit eden görevlilerin ölçü hesaplama ve çizimlerde hata yaptıkları, kadastrol kroki ve paftalarının her zaman mülkiyet durumunu doğru olarak yansıtmadığı uygulamada bilinen bir gerçektir. Zamanımızda kadastral ölçü ve hesaplamalarda kullanılan araç, gereç ve cihazların çok gelişmiş olmasına rağmen bu tür hatalara yine rastlanılmaktadır. İşte bu hataların düzeltilmesi zorunluluğu karşısında daha önce bazı yasal düzenlemeler yapılmışsa da yetersiz kaldığından 25.6.1993 tarihinde 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro paftalarının yenilenmesi hakkındaki yasa yürürlüğe konulmuştur.
Söz konusu yasanın 1.maddesinde belirtildiği üzere teknik nedenlerle yetersiz kalan uygulama niteliğini kaybeden veya eksikliği görülen ve en az bir mevki ya da ada biriminde zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen tapulama ve kadastro paftaları yenilenir.
Yenilemenin yapılış biçimi, uygulanacak teknik yöntemler uygulanması gereken usul ve kurallar ise bu yasanın 6.maddesi hükmü uyarınca çıkarılan yönetmelikte daha detaylı olarak açıklanmıştır.,
Hemen belirtmek gerekir ki; yenileme işlemi önceki kadastro ile saptanan mülkiyet ve geometrik durumu yok sayan veya tamamen hükümsüz kılan yeni bir kadastro çalışması değil, mümkün olduğu ölçüde aslına sadık kalınarak onun eksikliklerini tamamlayan, sınırlarında ve yüzölçümlerinde görülen yanlışlıkları orantı ve dengeleme kurallarına göre düzelten bir önceki kadastroya ek bir işlemdir. Bunun doğal sonucu olarak yüzölçümünde ve sınırlarında her hangi bir yanlışlık ve eksiklik bulunmayan parseller yenileme dışı bırakılır.Üzerinde hiçbir değişiklik yapılmaz.
Somut olayda; keşif sonrası uzman bilirkişilerce düzenlenen rapor eski paftanın yok farz edilip, yeni pafta ve yeni geometrik şekil oluşturulduğu izlenimini uyandırmaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca, yenileme öncesi ve sonrası paftaların getirtilerek karşılaştırılması yerinde yeniden keşif yapılıp zorunlu bir düzeltme mi yapıldığının yoksa yeni bir pafta mı oluşturulduğunun açıklığa kavuşturulması 2859 sayılı yasanın amaçladığı, çerçevede işlem yapılıp yapılmadığının yukarıda ilkeler gözetilmek suretiyle ve mülkiyet hakkını da yukarıda öngörülen ilkeler anlamında ve asgari boyutta müdahale edilerek düzenlemeye gidilmesi gerekirken; işleme adeta yeni bir kadastro ya da imar şuyulandırma işlemi niteliği verilip verilmediğinin saptanması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, değinilen hususları içermeyen biçimde noksan soruşturma ile yetinilerek davanın reddedilmesi doğru değildir. Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 29.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy