(4721 S. K. m. 688, 693, 794) (743 S. K. m. 623, 624, 717)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
Karar: Davacı Vakıflar idaresi paydaş bulunduğu taşınmazı diğer paydaşı bulunan dava dışı Hüseyin S.'ın payı üzerine muvazaalı olarak davalı yararına intifa hakkı tesis ettiğini ileri sürerek terkinini istemiştir.
Gerçekten dava konusu taşınmazın davacı Vakıflar idaresi ile dava dışı kişiler adına tapuda müşterek mülk olarak kayıtlı bulunduğu, izale-i şüyuu davasına konu olduğu, Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/1030 Esas 1996/773 karar sayılı ilam ile şüyuun izalesine satış suretiyle karar verildiği, kararın 20.4.1998 tarihinde onandığı kesinleşme tarihinden sonra davacı vakıflar idaresinin satış istediği dava dışı paydaş Hüseyin S.'ın kendi payı üzerine davalı oğlu yararına intifa hakkı tesis ettiği bunun üzerine davacı Vakıflar idaresinin eldeki davayı açtığı, getirtilen tapu kayıtları ve tüm dosya içeriği ile sabittir.
Hemen belirtmek gerekir ki, paylı mülkiyette paydaşlardan birinin payı üzerine intifa hakkı tesis etmesi o taşınmazın satışında taşınmazı alma isteyenlerin adedini azaltabileceği gibi, değerini de düşüreceği kuşkusuzdur.
Somut olayda, izale-i şüyuu davası sonucunda satış aşamasına gelen taşınmazın payı üzerine baba tarafından oğul olan davalı, yararına intifa hakkı tesis edilmesinin bu amaca yönelik olduğunu ve muvazaalı bulunduğunu açıkça göstermektedir.
Hal böyle olunca, davanın kabul edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile reddi cihetine gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 20.6.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy