(4721 S. K. m. 683, 719) (743 S. K. m. 618, 645) (3402 S. K. m. 20/C, 21)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan tapu iptali, el atmanın önlenmesi davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece davanın reddine dair verilen karar müdahil davacılar vekili, davacı Hazine vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 18.9.2001 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Hazine vekili avukat A. Örücü ile temyiz edilen vekili Avukat N. Bulut geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden M. Çınar vs. vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili, dava ve 15.5.1979 günlü açıklama dilekçelerinde; Şubat 1316 tarih 15 numaralı 7 dönüm 6431 m2.lük gayri sabit sınırlı tapuya dayalı olarak ve imar ihya nedeniyle davalı şirket adına kadastroca tespit ve tescil edilen 226 ile 248 parsel (239, 240, 248 hariç) sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceğini, davalılar yararına imar ihya koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek iptal ve Hazine adına tescilini davalıların el atmasının önlenmesini istemiştir.
Gerçekten, dava konusu parsellerin tespitine esas Şubat 1316 tarih 15 numaralı tapu kaydının kuzey sınırında gösterilen çukur yurt bir mevkii ismi olup, sabit sınır teşkil etmemektedir. Batı sınırında gösterilen H. M. Kahya sınırının tespiti yönünde 7.11.1989 tarihli bozma üzerine Silifke Kadastro Mahkemesinin 1994/164 esas,1999/37 karar sayılı 7.4.1999 tarihli sonuçlanan dava dosyasının sonucu beklenilmiş, verilen ve kesinleşen hüküm ile Hacı Mehmet Kahya sınırının dava konusu parsellerle bağlantısı kesilmiştir.
Ayrıca, 239.240.248 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 1973/667 esas,1973/669 esas ve 1974/427 esas sayılı dava dosyalarında uygulanan Hacı Mehmet K. ya ait Nisan 1318 tarih 1 numaralı tapu kaydının da dava konusu parsellere esas alınan tapu kaydını sınır göstermediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu taşınmazlara dayanak kabul edilen davalı tapusuna, Hacı Mehmet K. sınırıyla bağlantı kurularak kapsam belirlemeye olanak yoktur.
O halde, kapalı bir şekil oluşturmayan davalı tapusuna sabit ve değişmesi mümkün olmayan deniz ve Çay sınırlarından itibaren miktarıyla geçerli kapsam tayininde zorunluluk vardır. Öte yandan;1950 tarihinde geçirilen karayolu nedeniyle taşınmazın üzerinde hiçbir kimsenin zilyetliğinin bulunmadığı saptandığından kamulaştırmaya gerek görülmediği, bedel ödenmediği ve alınan bilirkişi raporlarının topluca değerlendirilmesi sonucu, (özellikle 14.7.1977 günlü ziraatçı, 27.8.1977 tarihli jeomorfolog bilirkişilerin raporlarında belirlenen olgular göz önünde tutulduğunda) davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı ile mülk edinme koşularının gerçekleşmediği; esasen dosyada bulunan fotoğraflarda da görüldüğü gibi çekişmeli parsellerin genel niteliği itibariyle özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceği de dikkate alınarak bir hüküm kurulması gerekirken, dosya içeriğine tamamen aykırı olan bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca bir önceki hükmü davalı temyiz etmediğine göre, Hazine yararına kazanılmış hak kuralının göz ardı edilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Bu nedenle dosya içeriğine, toplanan tüm delillere göre müdahil davacılar vekilinin temyiz itirazlarının, reddine. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.5.1999 tarihinde yürürlüğe giren Avukat ücret tarifesinin 14.maddesi gereğince gelen temyiz eden Hazine vekili için 65.000.000 TL. duruşma Avukat parasının diğer temyiz edilenlerden alınmasına ve alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 18.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy