(4721 S. K. m. 692, 693) (743 S. K. m. 625)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
Davacı,dava konusu taşınmazdaki 17-18 nolu daireleri yükleniciden satın aldığını ancak davalıların dairelerde hak iddia ettiklerini ileriye sürüp,dairelerin mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti ile elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuş,bilahare davacılardan Muammer-Osman ve Yaşar hakkındaki davasından feragat etmiştir.
Mahkemece tarafların müşterek malik oldukları binada kat mülkiyet- kat irtifakı kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının feragati nedeniyle davalılar Muammer-Osman ve Yaşar hakkındaki davanın reddi doğrudur.
Öteki davalılar hakkında kurulan hükme gelince;
567 nolu parsel tapuda dava dışı kişiler adına kayıtlı iken,arsa malikleri ile dava dışı yüklenici Vedat arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı,sözleşmeye göre binanın bodrum-zemin-3 normal katlı yapılacağı,birinci ve ikinci kattaki dairelerin arsa maliklerine ait olduğu,ne var ki, sözleşmeye aykırı biçimde bodrum zemin+6 normal kat+terastan oluşan kaçak bina yapıldığı kat mülkiyeti kat irtifakı kurulmadığı, yüklenici Vedat'ın tüm payını oğlu Mehmet'e devrettiği davacının Mehmet'ten pay satın aldığı,noterde düzenlenen taahhütname ile de payına karşılık 17-18 nolu Dairelerin verildiği, 567 nolu parselin halen davacı davalılar ve dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu ve çekişmeli 17 nolu dairede davalı Yunus'un 18 nolu dairede de davalı Hikmet'in oturdukları toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere kat mülkiyeti kat irtifakı kurulmayan taşınmazlarda müşterek mülkiyet hükümleri uygulanır
Medeni Yasanın 625.maddesinde düzenlenen müşterek mülkiyet rejiminde taşınmazdan her paydaşın payı oranında yararlanması asıldır.Sözü edilen ilke bu tür mülkiyet rejiminin yasal bir sonucu ve gereğidir. Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında belirlenmiş ise,belirlenen kullanma biçimine uygun hareket edilmesi zorunludur.
Somut olayda olayın cereyan tarzından,kat karşılığı inşaat sözleşmesinden,kullanma biçiminin oluştuğu ,17-18 nolu dairelerinde davacının bayiinin yararlanmasına bırakıldığı sabittir.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy