(3402 S. K. m. 18/1)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı; tescil harici bırakılan 3280 m2 lik taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davalının açtığı tescil davasının da reddedildiğini ileri sürüp, davalıyı da hasım göstererek adına tescilini istemiştir.
Gerçekten de davalının (99/61 esas - 131 karar sayılı) Hazine ve Köy tüzel kişiliği aleyhine açtığı tescil davası 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından reddedilmiş, 6.12.1999 tarihinde kesinleşmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, 3402 sayılı yasanın 18 maddesi gereğince hukuki değer ifade eden ve özel mülk olabilecek nitelikteki taşınmazların Hazine adına yazılmasına karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Nitekim yerleşmiş Yargıtay içtihatları da bu yöndedir.
Hal böyle olunca, anılan kanun maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği göz önünde tutularak davanın kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalının taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi isabetsizdir.
Sonuç: Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy