(4721 S. K. m.1023, 1024) (743 S. K. m.931, 932) (3194 S. K. m.11/4)
Dava: Davacı tarafından,davalı aleyhine açılan tapu iptali tescil davasının yapılan yargılamasında,Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı Hazine vekili tarafından duruşmalı temyizi üzerine dosya incelendi,dosya içerisinden duruşma pulu çıkmadığı ekli tutanaktan anlaşıldığından duruşma isteminin reddine karar verilerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine,dava konusu 271 ada 1 parsel sayılı taşınmazın evvelce Hazine adına kayıtlı iken,6785 sayılı yasa hükümleri gereğince başka surette satılmamak ve amacı dışında kullanılmamak kaydıyla Muradiye Belediyesine bedelsiz olarak verildiğini,amaç dışında kullanılma halinde hazineye iade edileceğini,taşınmazın Belediyenin üçüncü şahıslara olan borçlarından dolayı yapılan icra takibi neticesi satışının yapıldığını,Mal müdürlüğünün icra müdürlüğüne yazdığı yazının dikkate alınmadığını ileri sürerek iptal,tescil istemiştir.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre,dava konusu taşınmazın mer'a vasfı ile 22.4.1966 tarih,16 sayılı tapu ile Hazine üzerine kayıtlı bulunduğu,Hazinenin bu taşınmazı 6785 sayılı İmar Kanunun 31.maddesine dayanarak 20.10.1969 tarih,14 sayılı tapu ile bedelsiz olarak ve başka şekilde satmamak,umumi hizmetlerden gayri bir maksatla tahsis edildiği takdirde tekrar Hazine adına iade edilmek şartıyla Belediyeye devrettiği,daha sonra yapılan kadastro tespiti ile 1 sayılı parsel olarak Belediye üzerine tarla niteliği ile yazıldığı, Belediyenin borcundan dolayı icraca satışa çıkarıldığı;ancak Hazinenin bu taşınmazın aslının mer'a olduğu,yukarıda açıklanan koşulla Belediyeye devredildiği,satılamayacağı bildirildiği halde,Belediye alacaklısı olan davalıya satılıp adına tapu kaydının oluştuğu sabittir.
Her ne kadar taşınmaz icra ihalesi ile satılmış ise de,icra ihalesi devam ederken taşınmazın niteliği ve devir nedeni belirtilerek satılamayacağı bildirildiği bu yazının icra dosyasına girdiği anlaşıldığına göre, davalının iyi niyetli olduğu kabul edilemez ve bu satışa davalı lehine hukuki sonuç izafe edilemez.
Öte yandan, taşınmazın aslının tapuda mer'a olduğu getirtilen, tespit tutanağına dayanak yapılan tapu kaydından ve geldilerinden açıkça anlaşıldığına göre bu taşınmazın kültür arazisi olduğu yönündeki bilirkişi ve tanık ifadelerine değer verilemez. Bunun yanında, Belediyenin taşınmazı devralırken kabul ettiği koşul ile bağlı bulunduğu da kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca;davanın kabulüne ve 28.2.1998 tarihinde yürürlüğe giren 4342 sayılı mer'a kanununun 3194 sayılı imar kanununun 11. maddesinin dördüncü fıkrasını değiştiren 35.maddesi hükmü gözönünde tutularak mera niteliği ile özel siciline kaydına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA 10.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy