(4721 S. K. m. 688, 701) (743 S. K. m. 623, 629)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
Karar: Davacı miras yoluyla kayden iştirakçisi olduğu ve bir iştirakçiden de satış vaadiyle payını satın aldığı taşınmaza davalının elattığını ileri sürmüş elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Gerçekten dosyaya getirtilen delillerden ve tapu kaydından ana taşınmazın 15/96 payının ölü Sıtkı evlatları adına tapuda verasette iştirak olarak kayıtlı olduğunu, davacının iştirakçilerden Mustafa'nın davalının ise Seyit'in mirasçıları bulundukları anlaşılmaktadır. Öte yandan, iştirakçilerden D.ün iştirak payını satış vaadi sözleşmesiyle davacıya sattığına ilişkin sözleşmede dosyaya ibraz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iştirakçinin, diğer iştirakçi aleyhine açtığı davanın Medeni Kanunun müşterek mülkiyet hükümlerine göre dinlenme olanağı bulacağı ve çözüme kavuşturulması gerekeceği kararlılık kazanmış yargısal uygulamada benimsenen bir kuraldır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden tapuda 7352 m2 miktarıyla gösterilen taşınmazın tüm paydaşların katılımıyla fiili bir kullanma biçiminin kararlaştırıldığı ya da böyle bir durumun zımnen benimsendiği sonucuna varılmaktadır.
Bunun yanı sıra çekişmeli taşınmazda tarafların çekişmesiz olarak fiilen kullandıkları yerlerin bulunduğu da anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, intifadan tümüyle men olgusunun gerçekleşmediği dikkate alınarak davanın tümden reddedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir, kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 27.9.2001 tarihide oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy