(6831 S. K. m. 2)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan tapu iptali tescil birleştirilerek görülen 2/B şerhinin kaldırılması davasının yapılan yargılamasında, mahkemece asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen kararın Orman Bakanlığı ve Hazine vekili ile Orman Genel Müdürlüğüne izafeten Gebze Orman İşletme Şefliği tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı hazine ve orman idaresi taşınmazın öncesinin orman olduğunu ileriye sürüp iptal tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalının tapu kaydındaki 2/B şerhinin silinmesi isteğiyle açtığı dava birleştirilerek görülmüş, mahkemece asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden, çekişmeli 330 nolu parselin tapulamaca 1955 yılında senetsizden tespitinin yapıldığı 1957 tarihinde tescil edildiği, tapu kaydına 1997 yılında 2/B şerhinin konulduğu, taşınmazın 1944 yılında 3116 sayılı yasa uyarınca yapılan tahdit sınırları kapsamında Kocatarla-Ballıkayalar ormanı içinde kaldığı, bilahare makilik olarak tefrik edildiği, 3402 sayılı yasa uygulaması ile de hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 22.3.1996 tarih 1993/5-1996/1 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararı ile maki tefrik komisyonlarının ve yaptıkları işlemlerin yasal ve geçerli olduğu hükme bağlanmıştır. Bu durumda 5653 sayılı yasa ile orman niteliğini kaybeden ve ilgili komisyonlarca sınırları belirtilip haritaya bağlanan 3.4.1950 tarihinden bu yana da adı geçen yasa maddelerinde sayılan ayrıcalıklar dışında hiçbir surette orman sayılmayan tapusuz maki alanlarının imar ihya yolu ile özel mülke konu edilebileceğinin kabulü gerekir. Ne var ki, somut olayda taşınmazın makilik olarak ayrıldığı tarih ile tapulamaca tespitinin yapıldığı 1955 yılı arasında 20 yıllık zilyetlik süresi geçmemiş dolayısıyla kişi lehine zilyetlikle mülk edinme koşulu gerçekleşmemiştir.
Hal böyle olunca, hazine ve orman idaresi tarafından açılan davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davacılar Hazine ve Orman Bakanlığı ile davalı Orman Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 18.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy